Hukuk sistemi çok geniş bir alana yayılmıştır. Borçlar hukuku, bilişim hukuku, icra hukuku, idare hukuku gibi farklı dallar mevcutken, ceza hukuku bunlardan en sık karşılaşılanlardan biridir. Ceza hukuku, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) yer alan suç tiplerini inceleyen ve bu suçlara verilecek cezaları belirleyen bir hukuk dalıdır.
Sakarya'da ceza davalarına bakan avukatlar, halk arasında zaman zaman ağır ceza avukatı olarak da anılırlar. Her ne kadar Avukatlık Kanunu'nda "ceza avukatlığı" veya "ağır ceza avukatlığı" gibi ayrı bir uzmanlık alanı tanımlanmamış olsa da, bu tabirler halk arasında sıkça kullanılmaktadır.
Ağır Ceza Mahkemesinde Görülen Davalar
Özel mahkemeler; hukuk sistemimizde ceza mahkemeleri Asliye Ceza Mahkemesi ve Ağır Ceza Mahkemesi olarak ikiye ayrılmaktadır.
Ceza mahkemeleri, ceza hukuku alanında işlenen suçlarla ilgili davaları çözüme ulaştıran mahkeme türleridir. Bu mahkemeler, suçların niteliğine bağlı olarak farklı türlere ayrılır. Ceza mahkemeleri türlerine göre şöyle sıralayabiliriz;
Müebbet hapis cezası ve failin seçimlik hareketlerine göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülen ve Adapazarı Ağır Ceza Avukatı olarak ilk olarak değinmek isteğimiz suç kasten öldürme suçudur.Kasten öldürme suçu Türk Ceza Kanunumuzun 81. Maddesi'nde düzenlenmiştir. Bu suçu işleyen kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Bir kişiyi öldürme iradesiyle hareket edilerek, meydana getirilen hareketin sonucunda kasten kişinin ölümüne sebebiyet veren kişi kasten öldürme suçundan yargılanır. Halk arasında kasten öldürme suçunun "cinayet suçu" veya "adam öldürme suçu" olarak ifade bulduğu görülmekteyse de, bu suç tipinin kanun ve uygulamadaki esas adı "kasten öldürme suçu"dur.
Buna göre kasten öldürmenin nitelikli kasten öldürme olarak nitelendirilmesinde özetle aşağıdaki seçimlik hareketlerin bir veya bir kaçının gerçeklemesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen seçimlik hareketler ile kasten öldürme gerçekleşmesi halinde; fail ağırlaştırılmış müebbet hapis ezası ile cezalandırılmaktadır. Ağır eza avukatı olarak, kasten öldürme davalarında edindiğim tecrübelere dayanarak belirtmeliyim ki, sanığın lehine olan durumların ispatı hayati önem taşır. Özellikle meşru müdafaa, haksız tahrik veya zorunluluk hali gibi hallerin delillendirilmesi, sanık için öngörülen cezanın miktarında büyük bir fark yaratabilir. Bu nedenle, hukuki süreç başlar başlamaz, deneyimli bir ceza avukatından destek almanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim.
Bu suçun, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 149. maddesinde belirtilen bazı durumlarla işlenmesi, cezayı ciddi şekilde artırır ve davanın Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesine neden olur. Bu durumlar şunlardır:
Silahla işlenmesi,
Gece vakti yapılması,
Birden fazla kişi tarafından işlenmesi,
Konutta veya iş yerinde gerçekleşmesi,
Mağduru tanınmayacak hale getirilerek işlenmesi,
Kendini savunamayacak birine karşı yapılması,
Suç örgütü adına veya yararına işlenmesi.
Bu gibi nitelikli hallerin varlığının tespiti, davanın seyri açısından büyük önem taşır. Bu nedenle, nitelikli yağma suçlamasıyla karşı karşıya kalan kişilerin süreci bir Ağır Ceza Avukatı ve Ceza Avukatı ile birlikte yürütmesi, olası hak kayıplarının önüne geçmek adına kritik bir adımdır.
Ağır Ceza Mahkemelerinin görev alanına giren ve büyük ölçüde kamu görevlilerini ilgilendiren bir diğer önemli suç da rüşvettir. Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 252. maddesinde tanımlanan bu suç, göreviyle ilgili bir işi yapmak ya da yapmamak için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla bir kamu görevlisine menfaat sağlanmasıyla oluşur.
Rüşvet suçunun unsurlarının oldukça karmaşık olabileceğini belirtmek isterim. Bu suçun cezası 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıdır ve bu tür davalar hukuki süreçte titiz bir yaklaşım gerektirir.
Normalde taksirle işlenen suçlara Asliye Ceza Mahkemeleri baksa da, bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçunda görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi'dir. Bu suçun en önemli noktası, sanığın "bilinçli taksir" ile hareket ettiğinin kanıtlanmasıdır. Bu, suçun basit taksirden ayrıldığı ve cezasının ağırlaştığı noktadır.
Çalışma hayatımda sıkça karşılaştığım bir diğer ciddi suç ise işkencedir. Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 94. maddesinde düzenlenen bu suçun hem temel şekli hem de daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri bulunur.
Temel olarak, bir kişiye ruhsal veya bedensel acı çektirmek, iradesini kırmak veya onu aşağılamak işkence suçunu oluşturur. Bu suçu daha da ağırlaştıran nitelikli haller ise şunlardır:
Kendini savunamayacak kişilere veya çocuklara karşı işlenmesi,
Cinsel taciz ile birlikte işlenmesi,
Kamu görevlilerine veya avukatlara karşı görevleri sebebiyle işlenmesi.
Bu suçun temel şekli için 3 ila 10 yıl, nitelikli halleri için ise 10 ila 15 yıl hapis cezası öngörülmüştür. Görüldüğü gibi, ceza aralıkları oldukça geniştir.
Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen davalar, sadece yukarıda sıraladığımız suçlarla sınırlı değildir. Birçok suçun ağırlaştırıcı nedenlerle işlenmesi, davanın Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girmesine neden olabilir.
Suçun nitelikli halleri, cezada indirim veya cezasızlık gibi durumlar, her ceza davasının kendine özgü dinamikleri olduğunu gösterir. Bu karmaşık hukuki süreçte doğru bir strateji izlemek, müvekkillerimizin haklarını korumak için kritik öneme sahiptir.